Disleksi Nedir?

“Dede”yi neden “bebe” diye okuyor?”, “Çoğu ilginç konuyla ilgili konuşabiliyor ama 2 ile 2’yi neden toplayamıyor?”,” b ve d harfleri arasındaki farkı göremiyor mu?”, “Anlamını bildiği bu kelimeleri neden okuyamıyor?” “Dört farklı aritmetik işlemin hepsine birden neden aynı cevabı veriyor?”, “Her yıl aynı yerde sabit, sanki sadece yaşı büyüyor”. Anne babalarda,öğretmenlerde bu soruları uyandıran çocuk kimdir? Onlar okulda başarısız, ama zeki çocuklardır. Bu çocuklar “çini”yi “için” diye okurlar. 34’ü 43 yazarlar, p’yi d, d’yi b yazarlar ve bir kelimeyi oluşturan harflerin sırasını hatırlayamazlar. Kahvaltıya öğle yemeği diyebilirler; dün, bugün ve yarını karıştırabilirler. Bu çocuklar sınıfta öğrenemezler. Bu çocuklar, bir cümle ya da fikrin ortasından başlayabilirler ya da bir cümlenin ortasında durabilirler. Bazı durumlarda toplama, çarpma yapabilirler; ama çıkartma ya da bölme yapamazlar. Peki durum bu haldeyken biz iyi birer gözlemci miyiz?

Disleksi ile ilgili ilk bulgular, 1896 yılında bir İngiliz doktor olan W. Pringle Morgan tarafından elde edildi. British Medical Journal’da yayımlandı. Morgan, makalesinde 14 yaşında olan Percy adındaki erkek çocuğunun akıllı ve zeki bir tutum içinde olduğunu, yaşıtlarıyla kıyaslandığında oyunlarda hızlı olduğunu ve arkadaşlarından geride kalan hiçbir yönü olmadığını, ancak okuyamadığını belirtiyordu. Bu dönemlerde disleksinin görme sistemiyle ilgili olduğu düşünülüyordu. Çünkü, disleksinin en belirgin özelliklerinden biri harflerin ve kelimelerin karıştırılması ve tersten algılanmasıydı. Bu bakış açısından yola çıkan bir düşünceyle disleksiyle baş etmek için göz eğitimleri yaptırılıyordu. Daha sonra yapılan çalışmalar ise disleksinin görmeyle ilgili bir bozukluk olmayıp dil sistemiyle ilgili bir bozukluk olduğunu ortaya koydu.

Disleksi çocuklar, yazılanları, farklı algılama, benzer sesteş harfleri karıştırma, D ile B gibi, M ile N gibi harf atlama veya ekleme, alfabeyi öğrenmede güçlük çekme, organize olamama, verilen talimatları takip etmede zorlanma, yön ve zaman kavramlarını karıştırma gibi öğrenme güçlüğü gösterebilirler.  Onlar için gördükleri hep bir hareket halindedir. Disleksi okuma, yazma, öğrenme, ifade etme, anlatma becerileriyle birlikte özellikle matematik becerilerinin kazanılıp ifade edilmesinde ortaya çıkan öğrenme bozukluğudur. Çocuklarda çok yaygın olarak görülür ancak zeka geriliğiyle karıştırılmaması gereken bir durumdur. Çünkü zeka olarak yaşıtlarından ileri durumda bulunan çocuklarda da disleksi görülme olasılığı vardır. Ayrıca zekası ile öne çıkmış ve disleksi olan birçok ünlü isim de vardır. Leonardo Da Vinci, Picasso, Eistein, Edison..

Okul öncesi çağda çocuklarda ortaya çıkar aynı zamanda okul çağındaki çocuklarda da görülür. Okul öncesi çağdaki çocuklarda renk, şekil, sayıları öğrenme konusunda bir takım güçlükler çektiği gözlemlenebilmektedir. Disleksi, genellikle çocukluk döneminde, okumaya başlama aşamasında fark ediliyor. Okul çağındaki çocuklarda ise yazarken eksik yazma, hatalı yazma, ifade etme anlamında da güçlüklerin görüldüğü söylenebilir.

Sadece belirtilerden yola çıkarak çocuğa disleksi tanısı koymak elbette doğru değildir ancak eğitimciler ve aileler çocuklarda bahsedilen takdirde bir uzmana başvurmalıdır.

Disleksi tedavisi nasıldır?

Disleksinin tedavisi mümkündür. Yoğun bir özel eğitim ve uzman takibinde bu problemin üstesinden gelinebilir. Bu alanda çalışan özel eğitim elemanları vardır ve onların eğitim vermesi sonucu disleksi yaşayan çocuklarda; eksik olan beceriler geri kazandırılır. Disleksi sorunu olan çocuklar özel bir eğitimden geçirilmelidir. Erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Bunun için öğretmenler ve ebeveynler çocukları iyi gözlemlemeli.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz